Göksel ERDEM Vergi Denetmeni

22.3.2008 ·

 

 

Mahmut KALENDEROĞLU- Göksel ERDEM

 

Gelir uzmanlığı sınav konuları esas alınarak hazırlanan eserde genel olarak, Vergi Usul Hukuku, Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV ve diğer vergi konuları; gider mevzuatı olarak da Harcırah Kanunu, Kamu İhale Kanunu, Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliği ayrıca Vergi Daireleri İşlem Yönergesi, Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat Yapısı, 6183, 5018 ve Genel Muhasebe  ve Devlet Memurları Kanunu konuları anlatılmıştır.

Kitapta, okuyucuların kolayca anlayacağı bir dil kullanılmış ve sistematik içerisinde ayrıntılı örneklere yer verilmiştir. Ayrıca adaylara konuyla ilgili çalışma soruları da hazırlanmıştır.

Kitap, Gelir Uzmanlığı sınavında bütün adaylara büyük yarar sağlayacaktır.

    Kitapta Yer Alan Önemli Konu Başlıkları
  • Açıklamalı Gelir Mevzuatı ve Çalışma Soruları
  • Açıklamalı Gider Mevzuatı ve Çalışma Soruları
  • 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu
  • 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun
  • Maliye Bakanlığı Teşkilat Yapısı
  • Gelir İdaresi Başkanlığı Teşkilat Yapısı
  • Vergi Daireleri İşlem Yönergesi
  • Genel Muhasebe
  • Tüm Konularla İlgili Testler
  • Devlet Memurları Kanunu

 

 

 

 

 

Yorum (1) Yorum yaz!

7.1.2008 ·

	Eminim ki sizi de hayıtınız boyunca etkileyen, sık sık kendilerine

sarıldığınız şiirler ya da öyküler vardır. Bugün sizlere beni çok

etkileyen bir öyküden bir bölüm aktarmak istiyorum. Ernest

Hemingway'in "İhtiyar Balıkçı” sını duymuşsunuzdur. Bu romanda

şöyle bir bölüm vardı:



İhtiyar balıkçı, Karayibler'de 85 gün olta sallamış ama her

seferinde eve eli boş dönmüş. Balıkçının mali durumu gittikçe

kötüleşmekte, çaresizliğe itilmekteydi. Artık bir şeyler

yakalamalıydı. Bir gün iyice açıldı balık avlamak için.  Açıldıkça

açıldı küçük ve eski teknesiyle… ve sonunda dev bir kılıç balığı



yakaladı…



Fakat kıyıya dönerken, yedeğine aldığı, teknesinden yarım metre

daha büyük olan bu kılıç, yol boyu kan kokusuna gelen canavar

köpekbalıklarınca didik didik edilir. Bu korkunç mücadeleden

elinde kala kala dev balığın iskeleti kalmıştır.



Kan revan içinde, uykusuz ve bitkin sahile yanaşırken 'Beni

adamakıllı yendiler... Hem de ne yeniş.' diye geçirir içinden.

Sonra silkinir ve yüksek sesle sunu söyler: 'Yenilmedim aslında,

belki biraz fazla açıldım, o kadar...' “



Hayat yolculuğumuz da öyle değil midir? Hepimiz için “büyük bir

balık” vardır yakalamaya çalıştığımız; belki işte bir kariyer,

belki de servet sahibi olmak. Açıldıkça “büyük balığı” bulma



şansıyla birlikte yitirme ihtimali de artar... Zor bulanlar, çabuk

yitirir bazen... Düşleriniz acımasızca yağmalanıp sonuçta elde bir

kılçıkla kalakaldığınızda bu dünyanın sonu değildir bence. Ben

böyle durumlarda bu öyküyü hatırlar ve derim ki: 'Yenilmedim

aslında, belki biraz fazla açıldım, o kadar...'
 
                               CAN DUNDAR

 

Yorum (3) Yorum yaz!

16.9.2007 ·

KADININ HASI

 

Her gün kim bilir kaç kadın görüyorum…

Sokakta, vapurda, okulda, kuaförde, orda burada…

Ama olmuyor hanımlar olmuyor!

Kadınlar kadınlığını unutalı daha kaç on yıl oldu ki?

Solaryuma girmeye, çıplak gezmeye, kariyer hırsıyla yüzlerini buruşturmaya başlayalı kaç on yıl oldu?

Çevremde gördüğüm kadınlardan bazılarının bir takım özelliklerini seçtim.

Bunlara dizilerdeki, filmlerdeki, romantik kadınların hoşuma giden özelliklerini ekledim.

Gözlerimi kapadım, Osmanlı zamanından kalma, hani şu afet-i devran denen kadınları düşündüm.

O nasıl cazibedir ki, peçelerin ardından bile erkekleri aşık eder.

Bir Fransız kadınının zarafetini düşündüm. Sonra bir İspanyol kadınının ateşini ve bir Türk köylü kızının tezeliğini..

Kadının güle benzemesi gerektiğine karar verdim sonunda

Kadının hası güle benzer.

Rengiyle, kokusuyla, dikeniyle

Açın televizyonu, bir tane gül görüyor musunuz?

Kadının hası…

Kadının hası yumuşak başlı olmaz, ama ağırbaşlı ve sıcak olur. Ağırbaşlılıktan kastım, sıkıcılık değil elbet.

Şımarıklığın da hakkını verir.

Ağırbaşlı tebessümleri olur bir de.

Kadın yüzü dediğin mahkeme duvarına benzemeyecek.

Bu tebessümler sevgidir.

Yumuşacık bir sevgi olur kadının yüreğinde. Kim olursa olsun, ne yaşamış olursa olsun.

Erkeğini dizine yatırıp, saçlarını okşamayı bilir gerçek bir kadın,

Kadının hası nerde, nasıl davranacağını bilir..

İnsanların içinde kapris yapmaz, hır çıkarmaz;ama gerçek bir Osmanlı kadını gibi, adabıyla, raconuyla istediğini alır.

Dır dır etmez.

Çok konuşup baskı yapıp erkeğini bezdirmez. Yüz göz olmaz kadının hası.

Bazen öyle bakar ki, hele bazen öyle bir susar ki, bin tümceye bedeldir bu bakmalarla susmalar.

Image hosted by Photobucket.com

Bu kadın üzülmeyi de bilir, ağlamayı da, kızmayı da.

Ama üzmemek lazım, ayrıca kızdırmaya da gelmez.

Gerçek bir kadın ezik durmaz.

Kambur yürümez, dimdik durur.

Kendine saygısı, güveni vardır.

Erkeğine can yoldaşı olur, destek olur, onu dinlemeyi bilir.

Bazen utangaç olur, bazen ürkek.

Soğuktan ya da karanlıktan korkabilir kadın.

Aptal olmaz gerçek bir kadın.

Bön bön bakmaz adamların suratına.

Hülyalı bakışları da olsa, zihni uyanık olur.

Hüznü gökten deli deli yağan yağmur gibi olur, saçlarından akar.

Neşesi ise öyle renkli, öyle dağınık; saçlarından savrulur.

Kahkahaları vardır bu kadının çın çın eder odaların duvarlarında.

Sesi güzel olur kadının, biraz buğulu..

Arada bir pencereye yaslar başını, sokağa dalıp gider, bir şarkı söyler.

Olgunluğuyla şaşırtır erkeği.

Bazen de öyle çocuk olur, öyle sağlam şaçmalar ki, yine, yine şaşırtır onu.

Sıkmaz kadın, bunaltmaz, yaşa yaşa bitmez.

Huzur verir varlığıyla.

İçmesini de bilir kadının hası.

Bazı akşamlar anason kokulu tüter sofrasının sıcağı.

İçli bir türkü dinler bazen, üşür, sırtına hırkasını alır.

Konuşurken insanın yüzüne bakar kadın. Kibirli olmaz.

Kültürsüz olmaz. Bomboş olmaz kafası.

Dünyanın, ülkenin olaylarını bilir, anlar, söyleyecek sözü vardır.

Kişiliklidir, beceriklidir.

Tırnağı kırılınca üzülür, üzülür işte, profesör de olsa, sultan da olsa, boksör de olsa üzülür.

Gerçek bir kadın hiçbir zaman reklam panolarındaki kızlara benzemez. Etini teşhir etmez.fosforlu bir taş gibiliği yoktur onun, taş gibi bir cazibesi vardır. Albenisi metrelerce öteden çarpar adamı. Ne kadar örtüneceğini, ne kadar açılacağını, yerine ve zamanına göre bilir. Gerçek bir kadın Paris podyumlarında yürüyen, 17, yüzyılın vebalı kadınları gibi mankenlere benzemez. Uzun saçları vardır kadının. Yumuşak olur, güzel kokar. Kadının hası saçlarını ne zaman toplayacağını, ne zaman salacağını bilir. Kadına yakışmaz soğukluk.

Gerçek bir kadın göbek atmayı, gerdan kırmayı iyi becerir; ama öyle her yerde masaların üzerine çıkıp oynamaz.

Havasında oldu mu, bir oynadı mı, herkes onu izler.

Kadın korunmayı sever, ama korunmaya muhtaç olmaz.

Erkeler korumayı severler, ama yine de güçsüz, zavallı kadınlardan hoşlanmazlar.

Güçlü kadınlardan ise çekinirler, ona yanaşamazlar.

Kadının hası bu dengeyi kurmayı bilir; gücünü erkeğin gözüne gözüne sokmaz.

Has kadına naz da yakışır kapris de.

Öyle tatlı, öyle kıvamlı naz eder ki, onun nazını erkek zevkle çeker.

Gerçek bir kadın şiir gibi olur,

Mey gibi olur,

Ömür gibi olur.

Image hosted by Photobucket.com 

Can DÜNDAR

Yorum (1) Yorum yaz!

26.6.2007 ·


 











































 
Rose_28  den Alınmıştır.

Yorum (yok) Yorum yaz!

25.6.2007 ·

Atama değil 270 şiddetinde deprem

Yalçın DOĞAN
Atama değil 270 şiddetinde deprem

MALİYE Bakanlığı tarihinin en büyük toptan atama listesi.

Bu atama filan değil. 270 şiddetinde deprem. Geçen hafta, hepsi birden aynı anda.


Tam 270 vergi denetmeninin yeri değiştiriliyor, 270 vergi denetmeni görev yaptıkları yerlerden alınarak, başka yerlere atanıyor.

Maliye Bakanlığı içinde yıllardır varolan denetim elemanları hesaplaşmasında son perde mi, yoksa AKP'nin vergi toplamaktan vazgeçtiğinin ilanı mı?

DENETİMDE YÜZDE 80

Maliye müfettişleri, hesap uzmanları, gelirler kontrolörleri ve vergi denetmenleri. Onlar devletin vergi inceleme elemanları.

Yaptıkları iş aynı. Ancak, gelmiş geçmiş siyasal iktidarlar, bu elemanlara farklı davranıyor. Biri geliyor, hesap uzmanlarından yana tavır alıyor, öteki geliyor, maliye müfettişlerini kolluyor.

Hepsi aynı işi yapıyor, ama bir farkla. Toplam vergi incelemelerinin yüzde 80'ini vergi denetmenleri yapıyor. Yük onların sırtında.

AKP zaten kazanç üzerinden vergi almaya niyetli değil. ÖTV, KDV gibi, harcama üzerinden vergi alıyor. Yani en adaletsiz vergiden yana.

Oysa, vergi kaçağının, kayıt dışı ekonominin üzerine gidilmesi gerek. Vergi denetmenleri işte bunu yapıyor. Bu çabanın ödülü gecikmiyor, AKP onları hallaç pamuğu gibi atıyor.

Bir anda 270 vergi denetmeni yer değiştiriyor.

DAVA HAZIRLIĞI

Toplam 2700 vergi denetmeni var. 1700'ü yardımcı. Bin asil elemandan 270'inin yeri değiştiriliyor. Büyük kıyım.
Oysa, geçen yıl kabul edilen yasayla, denetim elemanlarında rotasyona son veriliyor. Ama, şimdi yine de, rotasyon.
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, kararı 657 sayılı Personel Yasası'na göre uyguluyor.
Kararın yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle, yerleri değiştirilen vergi denetmenleri dava açmaya hazırlanıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine.
Toplamında milyarlarca liralık tazminat davaları.
Devlet, kendini ayakta tutan elemanlarıyla kavga ediyor.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::